Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AKP’nin TBMM Başkanlığına sunduğu 11. Yargı Paketi’ne ilişkin değerlendirmesinde, pakette yer alan ve “ceza türüne bakılmaksızın” af niteliği taşıyan tartışmalı 27. maddeye değinmedi. Söz konusu madde, cinayet ve cinsel dokunulmazlığa karşı gibi ağır suçları da kapsıyor.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
DHA’da yer alan habere göre, Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi’nin özellikle çocukların korunmasına yönelik önemli düzenlemeler içerdiğini söyledi. Tekliflerin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiğini vurgulayan Tunç, şunları söyledi:
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU YAZDI – Düzenleme değil af: Sadece cinayet ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar değil deprem davaları da kapsamda
“11. Yargı Paketi’yle hedefimiz, toplumsal düzeni daha sağlam temellere oturtmak. Çocukların suça sürüklenmesini engelleyen, çocukları daha güçlü şekilde koruyan hükümler paketin en önemli başlıkları arasında. Trafikte yol kesme, düğünlerde silah atma gibi kamusal güvenliği tehdit eden eylemler için cezalar ağırlaştırılıyor. Doğrudan hapis cezaları geliyor. Bilişim dolandırıcılığına karşı da çok güçlü adımlar atıyoruz. Telefon hatları üzerinden yapılan dolandırıcılık, mobil hatların sınırlandırılması, çipli kimlik kartlarıyla hesap açılması gibi konularda net kurallar getirdik” diye konuştu.
27. maddede ne yazıyor?
Bakan Tunç, 11. Yargı Paketi’nde yer alan ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10’uncu maddesinde düzenleme yapan 27. maddeye değinmedi.
Bu madde, şu şekilde pakette yer alıyor:
“31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve/veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden, 3 1/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanların yararlanabilmesi sağlanmaktadır. Buna göre, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işledikleri suçlar nedeniyle türüne bakılmaksızın kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve fıkrada yer alan koşulları sağlayan hükümlüler bu imkândan yararlanabilecek ve hükümlünün 31/7/2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumunda bulunması koşul olarak aranmayacaktır.”