Buldan: Cezaevi idaresi bile Aysel Tuğluk’un iyi olmadığını söylüyor

En son pandemiden kısa bir süre önce Tuğluk’la görüşen Buldan, kendisini ‘hiç iyi görmediğini’ belirterek “Bir buçuk yıl önce bile çok kötüydü fakat bu sefer çok daha kötü gördüm Aysel Tuğluk’u” dedi.

Bianet’e konuşan HDP lideri Tuğluk’un ‘kendi ihtiyaçlarını karşılamayacak duruma geldiğini’ vurgulayarak cezaevi idaresi, tutuklu eski Diyarbakır Belediyesi eş başkanı Gültan Kışanak ve tutuklu eski HDP eş genel başkanı Figen Yüksekdağ’la görüştüklerini ve aldıkları bilgilerin de bu yönde olduğunu söyledi.

“KONUŞMAKTA, TANIMAKTA ZORLUK ÇEKİYOR”

Buldan şunları kaydetti: “Konuşmakta, tanımakta zorluk çekiyor, hareketlerinde kısıtlılık var. Görmeye gittiğim gün Aysel hanımı hastaneye götürmüşlerdi, sanırım ‘Kobani Davası’ndaki mahkeme heyeti SEGBİS’le (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) Aysel hanımın mahkemelere katılmasını talep etmiş ve bu talep nedeniyle hastaneye götürmüşlerdi. Fakat Aysel hanım bunu bize anlatamadı, beraberinde giden oda arkadaşı bir kağıda yazmıştı ve Aysel hanım bu notu cama tutmaya çalıştı. Fakat bunu dahi zorlanarak yapıyordu.

Mesela elindeki notu cama tutması için bile biz yönlendirdik. Aysel elini kaldır, ‘cama tut’ diye biz söyledik. Tabi biz her zaman yanında değiliz, 10 dakikalık görüşmede tanık olduklarımızı söylüyorum. Ama hem cezaevi idaresi hem de yanında kalan arkadaşları çok daha detaylı bilgiler veriyorlar.

İdareyle de görüştük, cezaevi müdürü, müdür yardımcıları da Aysel’in hastalığının farkında. Cezaevi idaresi de Aysel’in iyi olmadığını söylüyor. Aysel’in davranışlarında, hareketlerinde, konuşmasında çok büyük değişiklikler olduğunu gözlemlediklerini belirtiyorlar.

Hatta iki yetkili isim Aysel Hanım için üzüldüklerini de ifade ettiler. ‘Hastaneye gitmesinde yardımcı olmaya çalışıyoruz, gidip gelirken yanına birilerini veriyoruz, bu konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz, ama bazı konular bizi de aşıyor’ bile dediler.

“ANNESİNİN CENAZESİNİN MEZARDAN ÇIKARILMASI TRAVMA YARATTI”

Aysel çok büyük bir travma yaşadı, hepimiz buna tanık olduk. Annesinin cenazesine katılmak için geldiğinde, annesinin cenazesinin toprağın altından çıkarılmasına tanık oldu. Bu büyük bir travma yarattı ve bu olaydan sonra Aysel, görüşmelerimizde tek kelime dahi konuşmuyordu.  

Annesinin vefatından sonra çok kez görüşmeye gittik fakat bütün görüşmelerde hep susuyordu, hiç konuşmuyordu. Hastalık başladıktan sonra ise hatırlamamaya başladı. Hastalığın geri dönüşü olmayabilir, ama en azından durdurma en azından yavaşlatılabilir. Eğer bu yapılmazsa Aysel gittikçe daha kötü olacak,  böyle bir kaygımız var.”

Buldan, ilaç tedavisine rağmen Tuğluk’un durumunun kötüleştiğini vurgulayarak tedaviye dışarıda devam edilmesi gerektiğini şöyle ifade etti: “Daha önce hastaneye gittiğinde kendisine ilaçlar verilmiş o ilaçları kullanıyor fakat ilaç kullanmasına rağmen bir düzelme olmadığını görüyoruz. Aksine gittikçe kötüleşiyor. Gittiğimizde de hastaneye götürülmüştü ama elindeki notta, muayene edilmediği, doktorun yüzeysel bir şekilde baktığı ve geri yolladığı yazıyordu. Yani hastanede çok detaylı bir muayeneden geçtiğini söyleyemeyiz. Bir an önce Aysel’in cezasının ertelenmesi ve tedavisinin dışarıda yapılması gerekiyor. Başka bir alternatifi olmadığını görüyoruz.

Aysel, Türkiye’de siyaset yapmış milletvekilliği yapmış, parti genel başkanlığı yapmış bir insan. Hırsızlık yapanlar, katiller serbest bırakılıyor, Aysel’in kime ne kötülüğü olmuş, ne suç işlemiş, bu ülkede siyaset yaptığı için bedel ödetiliyor.”

“ADLİ TIP KURUMU SİYASİ KARAR ALDI”

Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) Tuğluk için verdiği “Cezaevinde kalabilir” raporuna da değinen Buldan, şöyle devam etti: “ATK siyasi kararlar alıyor bunun çok farkındayız, Aysel’le ilgili Kocaeli Tıp Fakültesi, teşhisini koydu ve ‘Cezaevinde kalamaz’ raporu verdi. Bunun üzerinde ATK’ye gitti. Bu rapora rağmen ATK, Aysel’in cezaevinde kalabileceğini söyledi. Bu tamamen siyasi bir karar, bunu sadece Aysel’e de yapmıyor.

Siyasi hasta mahpusların hemen hepsi ATK’nin bu tutumuyla karşı karşıya kalıyor. Mesela Mehmet Emin Özkan, durumunu hepimiz biliyoruz yakından takip ediyoruz. Bunun dışında son bir hafta da arka arkaya yaşanan ölümler var. Son aşamaya gelmiş olmalarına rağmen bu insanlar tahliye edilmiyor. Son günlerini bile ailelerinin yanında geçirmelerine izin verilmiyor.”