Prof. Dr. Şener’den sevindiren haber! Virüs evcilleşiyor

Güney Afrika’da ortaya çıkan yeni Covid-19 varyantı Omicron, hızla yayılması ile dikkat çekiyor. Hızlı yayılışı nedeniyle tedirginlik yaratan yeni varyantla ilgili araştırmalar sürüyor. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alper Şener, yeni varyantla ilgili gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Şener, “Dünya genelinde yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte herkesin merakla beklediği nokta şu oldu. Türkiye’de var mı? Türkiye’ye ne zaman gelir. Türkiye’ye gelirse burada durum ne olur gibi bir kaygımız var. Aslında Avrupa Birliği ülkelerindeki yayılımına baktığımız zaman çok kısa sürede Delta, Delta Plus varyantlarına yakın bir yayılım, belki de onu geçecek gibi görünüyor. Bu bizim için aslında tedirgin olunacak bir şey. Her varyantta yeni olaylar yaşıyoruz. Yaşadığımız yeni olaylar, tedirginlikler psikolojik, duygusal ve bilimsel dalgalanmalara sebep oluyor. Bu dalgalanmalar içinde bizim kopya çekebileceğimiz yer Afrika ülkeleri. Bu ülkelerde Omicron varyantının dağılımına baktığımızda, yoğun bakım ve hastaneye yatış sayısında ve oranlarında bir artışa sebep olmadı” dedi.

DSÖ verilerine göre dünyada Omicron varyantına bağlı bir ölüm görülmediğini belirten Prof. Dr. Şener, “Güney Afrika deneyimiyle dünya genelinde de benzer rakamlar mevcut. Aldığımız ön bildirimlere göre bu varyant tabiİ ki daha bulaşıcı, daha hızlı yayılıyor ama daha hafif bir klinik tabloya sahip olacak gibi görünüyor. Ancak bunun için de yine yorum yapmak için henüz erken” diye konuştu.

Türkiye’de yüzde 95 oranında Delta ve Delta Plus varyantının etkin olduğunu belirten Prof. Dr. Şener, “Hali hazırda sahada uyguladığımız aşılar, bu varyatlara karşı yüzde 95 ila 99 oranında etkili ve koruyuculuk sağlıyor. Dolayısıyla bizim stratejimiz şu olmalı. Tabii ki Omicron varyantını takip edelim, güncel tutalım, gelişmeleri izleyelim. Ama ülkemize hala girmediği için kendimizi koruma anlamında bir zaman dilimimiz var. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de ciddi anlamda aşılanmamış grup var. Ciddi rakamda 3’üncü dozunu yaptırmamış topluluk bulunuyor. Bu toplulukta gereksiz bir rehavet var. 2 doz aşılı olmanız tabii ki hücresel koruma sağlıyor ancak sıvısal bağışıklık dediğimiz antikor yanıtını düşürüyor. Kanınızda hiç antikor olmayabiliyor. Dolayısıyla bu antikoru uyaracak 3’üncü dozu, mutlaka olmamız lazım” dedi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 3’üncü dozu olmayan yüzde 80’lik grup olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şener, “Bunlar aslında aşı karşıtı değil. 2 doz aşısını olmuş kişiler. Gözlemlerime göre halihazırda olgu sayılarında stabil seyrediş sürüyor, ölüm oranları düşük. Ayrıca, etraflarında aşılı olup da enfekte olanların ciddi bir sorun yaşamaması nedeniyle, 3’üncü dozu yaptırmayanlarda gereksiz bir özgüven oluşuyor. Altını çizmekte fayda var. Özgüvenin de sınırı var. 3 doz aşıları, tam aşılı kabul ediyoruz. 3’üncü dozu olmamış kişilerin kanlarında yeteri kadar antikor yok. Dolayısıyla karşılaşacakları varyantlara karşı, aşılanmamış gruptan bir tık öndeler. Ancak 3’üncü dozunu olmuş gruptan da fersah fersah gerideler. Özellikle 65 yaş üstü ve yandaş hastalığı olanların aşı takvimini tamamlaması gerekiyor” dedi.

Yapılan laboratuvar çalışmalarının Omicron’un mevsimsel koronavirüse dönüştüğünü gösterdiğini belirten Prof. Dr. Şener, şöyle devam etti: “Gevşediğini, yumuşadığını, evcilleştiğini gösteriyor. Bu süreç bizim açımızdan avantaj. Şu an Türkiye’de Omicron varyantı yok. Konsantre olmamız gereken Delta ve Delta Plus varyantları. Yağmur yağarken şemsiyeyi yarım açmak fayda sağlamaz. Şemsiyeyi tam açacağız ki ıslanmayalım. Aşı sürecini tamamlayıp yağmurdan korunmaya çalışalım.”