Termik santralin mağdur ettiği üç köyün vatandaşlarından eylem

Muğla’daki termik santrallerden mağdur olan üç köyün halkı Yatağan termik santralleri maden ocaklarında eylem yaptı. Yatağan ve Milas ilçelerindeki üç termik santrale kömür taşıyan maden ocakları nedeniyle köylülerin tarım ve ormanlık alanlarının yok olduğunu belirten Turgut, Avdan ve İkizköy halkı ile çevreciler Yatağan Termik santrali maden ocakları bölgesinde eylem yaptı.

İkizköy Çevre Komitesi ile Büyük Menderes İnsiyatifi üyelerinin destek verdiği eylemde köylüler ve çevreciler Suyumuza Toprağımıza Doğamıza Sahip Çıkıyoruz, Kömürde Israr Etme Avodan Halkını Yerinden Yurdundan Etme pankartları taşıdı.

40 YILDA 33 BİN İNSANIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU

İkizköy Çevre Komitesi adına açıklama yapan aktivist Deniz Gümüşel “Kömür için topraklarına el konulmak istenen; zeytinlikleri, tarım alanları, dereleri, vadileri, ormanları yok edilmek istenen üç köy olarak bulunuyoruz. Denizli Avdan, Milas İkizköy ve Yatağan Turgut köylüleri ve yaşam savunucuları olarak kömürün topraklarımıza el koymasına, yaşam hakkımıza el koymasına karşı yan yana duruyoruz.

Avdan’da Ocak ayında yapılan acele kamulaştırma ile topraklarına el konulan köylülerimizden öğrendiğimize göre, Avdan’dan çıkarılacak kömürler Yatağan Termik Santrali’nde yakıt olarak kullanılacakmış. Oysa biliyoruz ki, Yatağan Termik Santrali bu yıl tam 40 yaşında! 40 yıldır yarattığı hava kirliliği ile tam 33 bin insanın erken ölümüne neden oldu. Bu 40 yılda tam 21 bin bebeğin erken doğumuna yol açtı. Yatağan Termik Santrali yüzünden 74,5 milyon günü biz Turgutlular, İkizköylüler, Avdanlılar, İskenderiyeliler, Rodoslular, Aydınlılar, hasta geçirdik. Çünkü hava kirliliği sınır tanımadan öldürüyor” ifadelerini kullandı.

KÖMÜR OCAKLARI 5 KÖYÜ YUTTU

Gümüşel açıklamasının devamında ise Yatağan Termik Santrali’nin yüksekliği 100 metreye varan kül dağının Yatağan Ovasının kuyularını, derelerini zehirlediğini belirterek  “Dumanı zeytinlerimizi kurutuyor.

Yatağan Termik Santraline kömür sağlansın, on binlerce dönüm maden ocağı açıldı. Tam 5 köy yıkıldı; Eskihisar, Tınaz iki kez taşındı. Binlerce insan evinden yurdundan oldu, aileler parçalandı. Yeşilbağcılar TOKİ evlerine hapsedildi. On binlerce dönüm orman, tarım ve zeytinlik alan talan edildi. Yüzbinlerce zeytin ağacı, çam, meşe, pinar kesildi, küründü, katledildi. Turgut’un zeytinlikleri yanı başındaki ölüm çukurunun tozundan meyve vermez oldu” dedi.

DENİZLİ’DEN YATAĞAN’A KÖMÜR GETİRİLECEK

Gümüşel açıklamasının sonunda ise “Yatağan Termik Santralinin kömür ihtiyacı var denilerek, santral zehir saçmaya devam etsin denilerek tam 140 km uzaktaki Denizli ilinin Avdan bölgesinde kömür ocağı amaçlı 3.760.000 m2 alanı kapsayan bir kamulaştırma kararı ile karşı karşıyayız. İki yıl önce termik santral kurma kararı ile Avdan halkının karşısına gelmişlerdi. Köylünün kararlı duruşu karşısında Termik Santral yapımından vazgeçildi. Daha sonra kömür ocağı için ÇED süreci başlatıldı. Ancak bu konuda da yöre halkı, yaşam savunucuları ve köylü ÇED sürecini durdurabildi.

Yasal haklarını kullanarak yargıya taşıdıkları davalarından haklı sonuç aldılar. Ve madenciliğin zararların, suya, toprağa, havaya yapacağı tahribata engel olmayı başardılar. Ancak kâr hırsı bir avuç sermayedarın sefası uğruna bu kez acil kamulaştırma kararı çıkarıldı. Köylünün bu hayatta başka hiçbir dayanağı yokken toprağı kömür uğruna alınmak isteniyor” diyerek sözlerini tamamladı.

KÖMÜRÜ DEĞİL TARIMI ZEHİRİ DEĞİL TEMİZ HAVAYI TERCİH EDİYORUZ

Büyük Menderes İnsiyitafi üyesi Ahmet Ergun ise Muğla, Aydın, Denizli illerinin elektrik dağıtım şirketini hem de Yatağan Termik Santrali elinde bulunduran Aydem Enerji AŞ YK Başkanı Ceyhan Saldanlı, yakıt sıkıntısı yaşayan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devre dışı kalması halinde ulusal ölçekte elektrik kesintileri yaşanabileceğini iddia ettiğini ve yalan söylediğini belirterek   “Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin çalıştırılmaması durumunda teknik olarak Türkiye’de mevcut diğer santrallerin toplam kurulu güçleri ihtiyacı karşılayabilecek düzeydedir.

Türkiye’nin elektrik üretimi kurulu gücünde büyük bir atıl kapasite vardır ve ülkemizin elektrik iletim şebekesi ağ şeklinde olup tüm bölgeler birbirine bağlıdır. Söz konusu üç santraldan oluşacak açık (teknik olarak) ülke genelinde ve Ege Bölgesi özelinde diğer santrallar tarafından telafi edilebilecektir, bir kesinti söz konusu olmayacaktır.

Bu beyanlar kömür madenine karşı topraklarını savunan bizleri bastırmak, kamuoyu desteğini engellemek, devam eden davalarımızda mahkemeleri ve bilirkişileri etki altında bırakmak ve adaleti engellemek niyetlidir. Ama bizler yılmayacağız, susmayacağız. Kömürü değil tarımı, zehri değil temiz havayı, sermayeyi değil köylünün toprağını, doğal yaşamı, insan sağlığını savunmaya devam ediyoruz. Edeceğiz” dedi.

Eylem sonrası çevreci ve çevreciler bölgeden sessizce dağıldı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.