Kanser Hastaları Skandalı Ortaya Çıktı: Merkeze Yönlendirilen Doktorlar için Uçak Biletleri ve Tatiller Karşılandı!
Kanser hastaları, yıllar boyunca hurda sayılabilecek eski nesil radyoterapi cihazlarının bulunduğu bir merkeze yönlendirilirken, bazı doktorların uçak biletleri ve tatil giderlerinin EGE ONKOLOJİ RADYO TERAPİ MERKEZİ tarafından karşılandığına dair ağır iddialar, belgeleriyle ortaya çıktı. TEMİZELLER Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Tübcel’in öncülüğünde yürütülen aylar süren titiz araştırma süreci; uçak bileti kayıtları, otel faturaları ve tanık anlatımlarıyla desteklenen bu karanlık tabloyu kamuoyunun önüne çıkardı.
İzmir’de sağlık tarihine kara bir leke olarak geçecek iddialar, belgeleriyle ortaya saçılıyor. Kanserle mücadele eden binlerce hasta, bilerek ve isteyerek eski nesil radyoterapi cihazlarının bulunduğu özel bir merkeze yönlendirilirken; bu yönlendirmeyi yapan SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI HASTANESİNDE GÖREVLİ bazı doktorların uçak biletleri, konaklamaları ve ağırlama giderleri EGE ONKOLOJİ RADYO TERAPİ MERKEZİ tarafından karşılandı.
2012–2020: HASTALAR ESKİ TEKNOLOJİYE, PARALAR KASAYA
Belgelere ve tanık beyanlarına göre; 2012 ile 2020 yılları arasında Ege Onkoloji Merkezi’nde 1990’ların teknolojisi olan eski nesil radyoterapi cihazları kullanıldığı bilinmesine rağmen, devlet hastanelerinde ve üniversitelerde son teknoloji cihazlar aktifken binlerce kanser hastası SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI HASTANESİNDE GÖREVLİ DEVLET MEMURU BAZI DOKTORLAR TARAFINDAN bu merkeze sevk edildi.
KIBRIS BİLETİ VE OTEL FATURALARI EGE ONKOLOJİ RADYO TERAPİ MERKEZİN’DEN, HASTALAR ALLAH’A EMANET
TEMİZELLER’in uzun araştırmalar sonucu ulaştığı belgelere göre Ege onkoloji firması tarafından doktorlar adına kesilmiş Kıbrıs uçak biletleri, otel konaklama faturaları, merkez personelinin verdiği “nasıl, kimlere, ne karşılığı yönlendirme yapıldığına” dair açık beyanlar, yer alıyor.
Ortaya çıkan tablo, “hata” ya da “ihmal” gibi kavramlarla geçiştirilemeyecek kadar vahimdir. Bu yaşananlar bir teknik yetersizliğin sonucu değil, hasta üzerinden kurulduğu iddia edilen bilinçli, süreklilik arz eden ve sistematik bir menfaat düzenine işaret etmektedir. Kamu hastanelerinde ve üniversitelerde ücretsiz, ileri teknolojiyle tedavi edilebilecek hastaların; özel bir merkeze yönlendirilmesi, hasta güvenliğinin riske atıldığını ve sağlıkta eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini göstermektedir.